Bilimsel Fikralar
UNUTKANLIK
Bir bilim adaminin deney raporlarindan:
1. gun : Fare uzun sure labirentin icinde dolandi ama peyniri
bulamadi. Icguduleri zayif.
3. gun : Negatif. Sadece labirenti degil, odanin hemen her yerini
aradi; tum dolaplari, cekmeceleri, kavanozlari karistirdi. Hatta bir
tablonun arkasina ve ceplerime bile bakti. Bu fare tam bir salak.
7. gun : En ufak bir ilerleme yok. Artik arama istegini bile
kaybetti, telefonla kosedeki bufeden iki karisik tost, bir ayran
istemis. Zekadan boylesine yoksun olusu deneylerimde yol almami
onluyor.
18. gun : Zamanla becerilerini gelistirmesi lazimdi,ama sifir!
Bursa'dan aradi, 'kaygilanmamami, peyniri bulacagini' soyledi. Ona
gittikce peynirden uzaklastigini anlatmaya calistim, ama dinlemedi.
Ciddi zeka problemi!
74. gun : Umutsuzluga kapiliyorum; fare, henuz bir zeka belirtisi
gosteremedi. En son Tibet'ten aradi, hayatin anlami gibisinden birsey
buldugunu soyledi. Ama peyniri bulamamis ve artik umrunda da degilmis.
Aptal hayvan! Hayallerimden ve kariyerimden geriye kuflu peynirler
kaldi.
93. GUN : LABIRENTIN ICINE KOYMAYI UNUTTUGUM ICIN FARENIN PEYNIRI
BULAMADIGINI FARKETTIM.
SOBA
Bir gun bir jeoloji muhendisi, bir mimar ve birde fizikci bir koyde
IQ'su cok yuksek olan ve kucuk bir koyde yasayan bir adamin yanina
onu tanimak icin gidiyorlar.Eve vardiklarinda adamin karisi onlari
karsiliyor cay ikram etdikten sonra kocasinin bir isi oldugunu ve
hemen gelecegini soyluyor.
Bu uclu adami beklerken evdeki sobanin cok qarip bi sekilde eyimli ve
yerden yaklasik 40-45cm yuksekte oldugunu fark ediyorlar ve cesitli
yorumlar yapiyorlar.
Fizikci:
- Bence soba bu sekilde iken evdeki hava akimlarini dikkate alirsak
daha fazle isitir. Mimar:
-Bu soba evin mimarisine gore yapilmistir. Jeoloq:
- Bu bolgenin jeotermal ve cografi konumundan dolayi boyledir. Bunlar
bu konuyu tartisiken adam geliyor.ve tartismaya son noktayi koyuyor.
-BORU YETMEDI.
EVLİLİK
Adam karisi ile birlikte doktora muayene olmaya gider. Muayene biter
ve doktor odasindan cikarak kadinin yanina gelir ve:
-'Kocanizin olmemesini istiyorsaniz su kagida yazdiklarimi
uygulayacaksiniz' der.
1-Sabahlari guler yuzle guzel bir kahvalti hazirlayinve ise mutlu
gitmesini saglayin.
2-Ogleleri eve geldiginde guler yuzle karsilayin ve guzel bir ogle
yemegi ile takdir edildigini hissettirin, boylece gunun geri kalan
kismini da iyi gecirmesine yardim edin.
3-Aksamlari eve geldiginde yemek ozellikle guzel olmali. Eve gelince
eline bir kadeh icki verin dinlenmesini saglayin.
4-Haftada en az uc kere birlikte olun, eger isterse daha fazla
birlikte olun.Ve tamamiyla tatmin oldugundan emin olun.'Eger bu
dediklerimi harfiyyen uygularsaniz kocanizin saglik yonunden hicbir
problemi olmayacak' der doktor. Eve geldiklerinde adam karisina
sorar,
-'Ne dedi doktor sana?
Kadin cevaplar:
ÖLECEKMİŞSİN !!
NOSTRADAMUS
Nostradamus adindaki biradam gelecegi ve kainatti gorur. İlk onceleri
korkar ama sonra alisir. Ona deliderler ama onlar gercektir. O, 1 ci
2 ci dunya savas larini gorur atom bombalarini doganin yok olusunu
herseyi ama herseyi gorur yani kisaca (0,500 yil once bugunu ve
yarini gordu... o gun o,na deli dediler ... bugun ise soydiklerini
degerlendirmek bize dusuyor...
SAĞIR
BİR BİLİM ADAMI ÇEKİRGELER ÜZERİNDE ARAŞTIRMA YAPIYORMUŞ ÇEKİRGENİN
1'İNCİ AYAĞINI KOPARMIŞ.
ÇEKİRGEYE ZIPLA DEMİŞ. ÇEKİRGE ZIPLAMIŞ.
RAPORUNDA ÇEKİRGENİN 1'İNCİ AYAĞINI KOPARDIM.
ÇEKİRGEYE ZIPLA DEDİM ÇEKİRGE ZIPLADI DİYE YAZMIŞ.
ÇEKİRGENİN 2 VE 3'ÜNCÜ AYAĞINI KOPARMIŞ. ÇEKİRGEYE ZIPLA DEMİŞ
ÇEKİRGE YİNE ZIPLAMIŞ.
RAPORUNDA ÇEKİRGENİN 2 VE 3'ÜNCÜ AYAĞINI KOPARDIM.
ÇEKİRGE YİNE ZIPLADI.DİYE YAZMIŞ.
BİLİM ADAMI ÇEKİRGENİN 4'ÜNCÜ AYAGINI KOPARMIŞ. ÇEKİRGEYE ZIPLA DEMİŞ
ÇEKİRGE ZIPLAMAMIIIŞ.
RAPORUNDA ÇEKİRGENİN 4'ÜNCÜ AYAĞINI KOPARDIM.
ÇEKİRGEYE ZIPLA DEDİM.
SONUÇ:
ÇEKİRGE SAĞIR OLDU.
TEMEL
Bir gun butun ulkelerin bilim adamlarinin davet edildigi bir uzay
konferansi icin Turkiyeden de bir bilim adaminin da yollanmasi icin
davetiye gonderilmis. Dusunmusler dusunmusler kimi yollayalalim diye
en sonunda Temeli gondermeye karar vermisler. Temel konferansa gitmis
. Konferans baslamis Rus bilimadami hemen ilk uzaya biz gittik diye
boburlenmis, Amerikali bilim adami aya ilk ayak basan biziz diye
boburlenmis sirayla tum ulkelerin bilim adamlari konusmus, bir ara
Amerikali bilim adami Temele donmus siz ne yaptiniz ne calismalariniz
var diye sormus, salonda derin bir sessizlik olmus ve butun baslar
Temele cevrilmis Temel soyle bir etrafina bakmis ayaga kalmis ve
gogsunu kabartarak Biz Gunese gidecaguz demis. Birden bir ugultu ve
kipirdanmalar baslamis ve hemen Rus sormus ama mumkun degil henuz
gunese erimeden ulasacak bir uzaygemisi yapilmadi demis. Temel yine
gogsunu kabartarak biz onu da dusunduk aksam serinlugunda gidecaguz
demis.
KONSERVE
Bir fizikci bir kimyaci ve bir matematikci colde kaybolmuslar.
Yanlarinda sadece 1 kutu konserveleri varmis ama konserveyi
acabilecek herhangibir aletleri yokmus. Digerleri Fizikciye 'hadi
bakalim fizik bilgini kullan ve ac konserveyi' demisler. Fizikci
ugrasmis ama acamamis ve Kimyaciya vermis. Alda sen ac kimya bilginle
demis. Kimyaci ugrasmis ugrasmis acamamis. Sonra konserveyi
matetatikciye vermisler 'sira sende' demisler. Matematikci konserve
kutusuna bakmis bakmsş ve demiski: 'VARSAYALIM AÇIK...'
TEZ DANIŞMANI
Bay Tilki bir gun ormanda dolasirken Bay Tavsan'a rastladi. Bay
Tavsan bir seyler yazmakla mesguldu.
- Kolay gelsin, Bay Tavsan. Ne yaziyorsuunuz?
- Doktora tezimin 1. bolumunu yaziyorum..
- 1. bolumde teziniz ne?
- Tavsanlar tilkileri nasil parcalar? - Yapmayin! Bu hic de dogru
degil. Bu biir bilim adamina yakismayacak ciddiyetsizlik. Teziniz
kokten yanlis.
- Yaa..! Öyle mi? dedi Bay Tavsan, 'Pekii, gel de deneysel kaniti gor
oyleyse.'
Bay Tavsan onde Bay Tilki arkada caliligin arkasina dogru
ilerlediler. Bir sure sonra Bay Tavsan yuzunde gulumsemeyle
caliliktan cikip geldi ve yerine oturarak yazmaya devam etti.
Bir zaman gecti. Bay Kurt'un yolu Bay Tavsan'in bulundugu yere dustu.
Bay Kurt sordu:
- Kolay gelsin, Bay Tavsan. Ne yaziyorsuunuz?
- Doktora tezimin 2. bolumunu yaziyorum..
- 2. bolumde teziniz ne?
- Tavsanlar kurtlari nasil parcalar? - Yapmayin! Bu dogru degil. Bu
bir bilimm adamina yakismayacak ciddiyetsizlik. Teziniz kokten
yanlis.
- Yaa..! dedi Bay Tavsan,'Gel de sana deeneysel kanit gostereyim.'
Bay Tavsan oönde Bay Kurt arkada caliligin arkasina dogru
ilerlediler. Bir sure sonra Bay Tavsan yuzunde gulumsemeyle
caliliktan cikip geldi ve yerine oturarak yazmaya devam etti.
Biz de neler oldugunu merak ettik, tabii. Çaliligin arkasina dolanip
baktik ki Majesteleri Aslan, Ormanin Krali, hasmetle oturuyor ve
etrafinda parcalanmis kurt ve tilki.
Kissadan Hisse:
Tezinizin ne oldugu hic onemli degildir; onemli olan tez
danismaninizin kim oldugudur.
ARABA
Bir hafta sonu, bir makine muhendisi, bir elektronik muhendisi ve bir
bilgisayar muhendisi uc arkadas arabayla, dag evine piknige gitmek
isterler. Giderlerken issiz bir yerde arabalari bozulur. Hepsi de
bunun nedeni hakkinda kendi meslekii tecrubelerini de katarak yorum
yapmaya baslarlar.
Makine muhendisi:
-Bunun mutlaka mekanik bir arizasi vardiır. der.
Elektronik muhendisi:
- Yok yok bunun ateslemesinde bir problem var, bujilerini
temizleyelim. der.
Bilgisayar muhendisi ise soyle konusur:
-Çikip bidaha girelim belki duzelir !!!
PROFESÖR
Adamin biri balona binmis ve ucarken yolunu kaybedip bilmedigi bir
yerde bir cayira dogru suruklenmis. Balonun asagida cok yaklastigi
bir sirada asagida birini gormus ve sormus:
- Kayboldum, nerede oldugu soyleyebilir misiniz?
- Bir cayirin uzerinde ucmakta olan bir balonun icinde su kadar
yuksektesin!
Balondaki sahis bu cevap uzerine:
- Siz profesor olmalisiniz.
- Evet, nereden anladiniz?
- Soylediginiz hersey %100 dogru fakat vverdiginiz bilgiler hic bir
ise yaramiyor.
Bunun uzerine asagidaki adam, yukariya seslenir:
- Siz de isadami olmalisiniz.
- Evet, siz bunu nereden anladiniz?
- Birincisi, kim oldugunuzu, nereden gelldiginizi, nereye gitmek
istediginizi, amacinizi bilmiyorum ve tamamen kaybolmus durumdasiniz,
buna ragmen size yardimci olmami bekliyorsunuz. İkinci olarak da,
benimle karsilasmadan once hangi durum ve pozisyonda idiyseniz simdi
de ayni yerdesiniz buna ragmen beni sucluyorsunuz.
SARIŞIN-GARSON VE İNTEGRAL
İki erkek matemetikci bir bara gider. Birincisi ikincisine ortalama
bir kisinin matematik hakkinda cok az sey bildigini soyler.
İkincisi buna katilmaz ve bir cok insanin yeterli miktarda
matematikle basa cikabilecegini iddia eder.
Birinci matematikci tuvalete gider. Onun yoklugunda ikinci
matematikci garson kizi cagirir.
Ona bir kac dakika sonra arkadasi dondugunde kendisini tekrar
cagiracagini ve bir soru soracagini soyler.
Butun yapacagi ``iks kup bolu uc' diye yanit vermektir.
Kiz tekrarlar:- `eks kup... ne?
' Matematikci duzeltir `iks kup bolu uc'
Kiz:- `Eks kup bolu uc?
-' Evet der matematikci.
Kiz tamam deyip, kendi kendine mirildanarak uzaklasir, -`iks kup bolu
uc, iks kup...'
Birinci matematikci doner ve ikincisi kendi gorusunun dogrulugunu
kanitlamak icin iddiaya girmelerini teklif eder.
Sarisin garson kiza bir integral soracagini soyler, birincisi gulerek
kabul eder.
İkinci adam garson kizi cagirir ve sorar
- `x karenin integrali nedir?'
Garson kiz yanitlar
-`x kup bolu uc',
uzaklasirken de ekler
- `arti bir sabit sayi'!
MATEMATİKÇİNİN METRESİ
Bir doktor, bir avukat ve bir matematikci bir metres ya da bir es
edinmenin iyi ve kotu yanlarini tartisiyorlardi. Avukat der ki:
-Kesinlikle metres daha iyidir. Eger bir kariniz varsa ve bosanmak
isterse, bir suru yasal problem cikar.
Doktor der:
- Bir karinizin olmasi daha iyidir cunku es bir tur guven duygusu
verir ve stress duzeyinizi dusurur, bu da sagliginiz icin
yararlidir.'
Matematikci der;
- İkiniz de yaniliyorsunuz. Hem metresiniz hem de kariniz olmali ki
kariniz metresinizle ve metresiniz karinizla oldugunuzu dusundugunde
siz rahat rahat matematik calisiyor olabilesiniz.
KAÇ KİŞİ
Bir matematikci, bir biyolog, ve bir fizikci sokak kahvesinde
oturmuslar yolun karsi tarafinda ki binaya girip cikanlari
gozluyorlarmis.
Once binaya iki kisinin girdigini gormusler. Bir sure gecmis uc
kisinin binadan ciktigini gormusler. Fizikci :
- ' Ölcme hassas degildi'
Biyolog :
- ' Üremislerdir'
Matematikci :
- ' Simdi iceri bir kisi daha girerse bina tam olarak bos olacaktir.'
MATEMATİKÇİ
Yeni evli bir cift balaylarinda Ürgup-Goreme bolgesinde geziye
cikmaya karar verirler. Yeralti sehirlerini gezerlerken birden
onlerine bir yol ayrimi cikar ve duvarlarda artik cikis yonunu
gosteren oklarin olmadigini fark ederler. Genc adam telas icinde
bagirmaya baslar:
``YARDIM EDIN KIMSE YOK MU?'
Bir sure adamin kendi sesinin yankisindan baska bir ses duymazlar.
10-15 dakika sonra duyduklari degisik bir ses soyle demektedir:
``Merhabaaa! KAYBOLDUNUZ!'
Morali daha da bozulan adam caresizlik icinde tepinmeye baslar. Genc
kadin ise gayet sakin omuz silker ve:
``bu sesin sahibi mutlaka bir matematikcidir' der.
Kadinin sakinligi uzerine cani daha da sikilan adam :
``Hadi canim sen de! Nereden cikardin bunu?' diye sorar. Kadin:
``Üc nedenim var' der ve sayar:
``Bir, yanitin gelmesi gereginden uzun surdu.
Iki, yaniti dogru; kaybolduk.
Üc, bu yanitin kimseye bir yarari yok!'
KONSERVE
Bilgin Çokbilgic cilgin deneyi icin biri muhendis, biri fizikci ve
biri matematikci uc meslektasini kacirir. Her birini ayri bir hucreye
hapseder. Her hucrede kibrit, su ve konserve yiyecekler vardir, fakat
konserve acacagi yoktur. Bir ay sonra deneyinin sonucunu ogrenmek
icin meslektaslarini ziyaret ettiginde, muhendisin hucresini bos
bulur. Muhendis gizlice hucreye soktugu ``Swiss-Army' cakisi ile
konserve kutularindan aliminyum kirintilari kazimis. Daha sonra
bunlari kibritlerin uc kisimlarindaki ecza ile karistirarak yaptigi
patlayici ile hucre duvarini havaya ucurmus ve boylece kacmayi
basarmistir. Çokbilgic 2. hucreye baktiginda ise, fizikciyi nese
icinde konserve bamya yerken bulur. Konservelerin belli bir aci ile
duvara atildiklarinda acildiklarini kesfeden fizikci hem iyi bir
hentbolcu olmus, hemde yeni bir Quantum Teorisi gelistirmistir. Son
hucreye baktiginda, Çokbilgic hucrenin bir kosesinde matematikci
dostunun cansiz bedenini gorur. Duvarlardan birinde ise soyle
yazmaktadir:
TEOREM:KONSERVELERİ AÇAMAZSAM ÖLECEĞİM.
İSPAT:FARZEDELİM Kİ BEN ÖLDÜM.
2 KERE 2
Dunyanin en buyuk zekalarinin olusturdugu bir topluluga su soru
sorulur:
``2*2 nedir?'
Muhendis iyice eskimis surgulu hesap cetvelini cikarir, soyle bir
sallar ve sonucta:
``3.99' diye ilan eder.
Fizikci teknik notlarini karistirir, problemi bilgisayarinda kurar
ve:
``yanit 3.98 ile 4.02 arasindadir' der.
Matematikci dunyadan uzak, bir sure husu icinde dusuncelere dalar,
sonra da:
``yanitin ne oldugunu bilmiyorum ama bir yanitin varligini kesinlikle
soyleyebilirim' der.
Filozof:
``Evet ama, 2*2 ile ne demek istiyorsunuz?'
Mantikci:
``Lutfen 2*2'yi daha detayli tanimlayiniz.'
Muhasebeci, butun kapi ve pencereleri kapatip, dikkatlice cevresini
kolacan ettikten sonra:
'SİZ yanitin ne olmasini isterdiniz?' diye sorar.
SANDIKLARIN SAYISI
Bir matematik dersi sirasinda okutman aniden duraksayip onundeki
masaya bir sure dikkatle bakar. Sonra ogrencilerine donup 6 kume
kagit getirdigini sandigini fakat ne sekilde sayarsa saysin masada
sadece 5 kume oldugunu soyler. Bir sure daha sessiz kalip sonra da su
hikayeyi anlatir:
'``Gencken Polonya'da buyuk matematikci Waclaw Sierpinski ile
tanismistim. O zamanlarda bile oldukca yasli ve unutkandi. Bir
seferinde herhangi bir nedenle yeni bir eve tasinmalari gerekmisti.
Karisi matematikcinin hafizasina fazla guvenmedigi icin, butun
esyalari ile birlikte sokaga ciktiklarinda soyle demis:
- Şimdi ben taksi cagirmaya gidecegim, bbu arada sen de 10
sandigimizin basinda bekle.Karisi gitmis ve matematikciyi hafifce
dalmis, kendi kendine mirildanir halde birakmis. Birkac dakika sonra
karisi taksiyle birlikte dondugunde, Bay Sierpinski (belki de gozunde
kucuk bir pirildamayla) demis ki:
- On sandigimiz oldugunu soylemistin amaa ben sadece 9 tane saydim.
- Hayir, ON tane var!
- Hayir, say bak: 0,1,2,...
|
|